• Instagram - Grey Circle
  • w-facebook

Minyatür çömlek; çarkta ~çömlekçi tornasında~, elle şekillendirme ile ortaya çıkarılan, boyutları ufak vazoları, bardakları, çanakları ve çarkta yapılabilen tüm minik formları kapsayan çömleklerdir. 

 

Minyatür çömlekçilik; kazılarda çıkan örneklere bakıldığında; kadim uygarlıklarda, mikro düzeyde olmasa da ufak olarak değerlendirebileceğimiz ve minyatür olarak adlandırdığımız, en küçükleri yaklaşık 4cm boyutlarında, muhtemelen torna kullanılmadan elde şekillendirme ile yöredeki mevcut kilden yapılan,  koku/yağ şişeleri, minyatür kaseler, minik bardaklar, gözyaşı şişeleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Düzenin daha yerleşik bir yapıya geçmesi belki de zamanla küçük olanın ihtiyacını ortadan kaldırırken, sosyo-kültürel boyutta da büyük olana imrenme ile boyutlarda küçüklerin gitgide değersizleşmesine ve unutulmasına sebep olmuştur.

 

Fransa, İngiltere ve Japonya'da 17. ve 18. yüzyıllarda minyatür çaydanlık ve takımların sanatsal bir perspektif ile ince işçiliğin buluşması olarak kendini göstermesi sonucu bir dönem popüler olan minyatür çömlekler, sonraki süreçte seri üretim tadında devam ederek, günümüzde ise dünya üzerinde sayılı zanaatkar/sanatçı/çömlekçi tarafından çalışılan nadir ve kıymetli işler arasında yerini almıştır. 

 

Gerek ekonomik gerek sosyo-kültürel ve sanatsal bağlamda veya tüm bu olguların bağlantısı doğrultusunda, zaman içerisinde katedilen tarihsel sürecin şu an bulunduğu nokta itibariyle, ihtiyaç diye nitelendirilen gerçeklikler değişim göstermektedir.  Algıdaki bu değişim eğilimi, çoğumuzu, minimalin ve sadeliğin açlığında, kaçınılmaz bir yola çekmektedir. Bu bağlamda azaltma, küçültme ve az alan kaplamaya doğru giden, deneyimlemenin ve anılar yaratmanın kıymetinin arttığı bir dönemin içinden geçmekteyiz. Yaşam alanımızdan, kullanım alışkanlıklarımıza, hediye seçimlerimizden, tatil anlayışımıza kadar her şeyin etkilendiği bir zaman diliminde seyir halindeyken, kadim uygarlıkların yalın ve bir o kadar anlamlı hayatlarına öykünmemek elde değil..

 

Sadeliğe akan bu dönüşüm sürecinde bizim de katkımız olması ümidiyle; eskiyi yeniden yaratmak, çömleğin unutulmuş değerine değer katmak için; Mandita iş başında..

Mandita minyatür çömlekleri; çömlekçi tornasında elle ve çeştili aletler kullanılarak 7mm'ye kadar ufalabilen mikro ölçekli, narin fakat piştiği zaman bir o kadar sağlam ve sırlanmış son haliyle adeta büyük boyutlu işlere meydan okuyan işlerdir. Süreç normal boyutlardaki çalışmalardan biraz daha zahmetli seyreder. En ufak hata, işi en başa götürür ki bu durum özellikle zamansal sıkıntı olarak sürece yansır.    

 

Mikro Mandita işlerin alıcıyla buluşmadan önceki her aşaması, normal boyutlardaki bir çömleğe yapılan muameleyle aynıdır. Tek fark; boyutun inanılmaz oranlardaki ufaklığında saklıdır. Tek bir mikro işi değerli kılan en önemli faktör; emek/zaman parametresinde kendini göstermektedir. İşler küçüldükçe, değeri artar..